En çok da ölüm benziyor yokluğuna*

En çok da ölüm benziyor yokluğuna.

Hayatımın mezarındayım adeta.
Kara toprağın bağrındayım.
Ne sorgular var burada,
ne diyalektikler,
ne çıkarımlar!
Sensiz hayatlarda;
geçmiş, an, gelecek, zaman bir arada sanki.
Ve bakıyorum geçmişime, biriktirdiklerime, heybemdekilere.
Tadıyorum ânı.
Öğreniyorum.
Çalışıyorum.
Eleniyorum.
Belki görüyorum aynı yerden;
geleceğimdeki maviden ateşi;
senden kalan,
senden gebe yıllardan müteşekkil.
Anlıyorum ki; günah da sensin, ödül de sen.
Bekliyorum belki Cuma günleri dahi gelmeni.
Öyle Yasin’lere, Fatiha’lara gerek yok.
Lanetler oku, kara lisanlarla seslen, toprağıma pürüzlü sulardan serp!
Ama gel!

Yine bakıyorum kabir penceremden.

Belki de hayat dediğimiz bu.

Penceremin ufkundaki karanlıkta şeytanlar yürümekte.
Düşünmelerimin bitmeyişi dipsiz bir kuyuya aktarıyor zihnimdeki yüzlerin sinsi gülüşlerini.
Olamamam bir türlü, yapamayışım yaşamayı, içimi yakan beddualar, kaygan hasretin, yapışkan pişmanlık…
Uzaktaki gaip sesler, titremelerim gizliden,
Korkularım en fazla;

Bu benzerlikteki dehşeti artırıyor.

En çok da ‘hayat’ benziyormuş yokluğuna.

Bu tarafta, başkasına göre ‘öbür’ tarafta krizler var.
Kalbimin ıssız sokakları, ‘adalet’ten ürperenlerin boş bıraktığı kadim meydanları, sana hasret isyanları bekliyor.
Fethetmen için kapıları açılmış sapsarı şehrimde; seferlerden ve uzun yokluklardan dönmeni bekler gibi bekliyor evlerindeki taze gelinlerim,
Uzun zamanlar evvelinde terk edilmiş boş evlerdeki her şeye hasret yalnızlar ve yalnızlıkların hüzünlü gönülleri gibi ,
kapı gıcırtısına dahi hasret kulakları gibi,
toz ve yağmurun camlarını süslediği tahta pencerelerden korkuyla bakan gözler gibi, istiyorum seni.

Korkuyorum seni.

Ne çok benzerlik ve benyeziş var sana sürgün.
Gönlümdeki, dimağımdaki kainatın tüm boyutlarında, âlemlerinde; soyut, somut kaç dünya varsa,
O dünyalarda, bilmem ki kaç yaratık: ateşten, topraktan, sudan ve havadan,
Kaç ülke grilerden, kaç şehir siyahlıktan, kaç ev varsa,
Hepsinde ama hepsinde sana âşıklar var, seni bekleyenler var, sana açlar var.

İşte, en çok da bu yüzden ölüm benziyor yokluğuna.

Ve bu benzeyişteki dehşet, hayatı ve ölümü birleştiriyor.

 

*Yazan: A. Yığılı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s