Memur çıkmazı*

Bir çocuk, ellerini; çocuk ellerini kaldırmış,
istemekte kırmızı bir at, içinde dünya barışı.
Madem ki kollarını iki yana açtın da bekliyorsun sevdiğini,
en çok da eğik başlar umudu artırır ve puslu gözler, düğümlenen sesler,
kapkara bir hava, ondan kara suretler, engel olan her doğruya; delik deşik, tuzaklı yollar…
Um ki bir başka diyarda, bir başka yaratık, yakaradursun:
Ne kollar kırılsın, ne eller bükülsün, ne başlar eğile, ne gözler yaşarsın
ne de boğazın düğümlensin.
Dua eder yeni dinin, yeni peygamberi;
övgü yağsın tepemizden, kibirlerimiz buharlaşmıştı zaten.
Yükselt bizi yüksek katlara doğru,
İsimlerimizin başlarındaki harfleri artır!
 
Korkmuştuk ya ‘makam’!
Sensizlik ne zor diye de,
giyemezsek yeni dinin kıyafetlerini, binemezsek araçlarına,
giremezsek yeni dinin mabedlerine,
yaka kartlarında unvanlarımız kayıp diye..
Terlemiştik; garantiler nerdedir?
Kulluk zordu nitekim.

Ah günahkarlık ne zor!

Affet ya ‘makam’!
Affet ya dünya!
Bazen içimden geçer şiir yazmak, denemeler karalamak, birini sevmek…
Başkası uğruna yollara düşmek,
düşünmek en çok ve kahretme ne olur,
anlatmak sana karşı bazı şeyleri!
Sonra pişman olurum delicesine,
yüzüm yeşerir, CV’mden utanırım,
Ortalamam düşer,
babam memur ol der.
Der de kendime geliveririm.
Koşarım hemen başvurmaya yüksek katlı binalarınıza; beni de affedin,
beni de alın demek için.
 
 
Kaçmaya çalışan kafirler var; ‘dünya’ boştur diye çok konuşan münafıklar da!
Ah ah!
Ardınızdayız hep, evinizin en içinde, okulda, otobüste, pazarda.
‘Gerçeklerden’ kaçmak için kapılara sürgüler, kilitler eklemek yetmez,
zihinleri pörsüten kavramlar, ruhumu yakan prosedürler, kahrolası kabuller gerekir.
Çabucak şehadet gerekir:
Beni de alın yeni dininize;
ben de kurbanlar vereyim:
Ruhumdan, ebediyetimdem yaptığım putları.
Dini törenlerinizde takım elbiseler giyeyim,
Aman haram olmaya, kravatımı düzgün bağlayın.
Parlasın yeni dinin sivilceli sureti parlak ruganlarda, parlak kemerlerde, saatlerin kordonlarında.
 
 
Bir adam, adam ellerini kaldırmış,
bunları istiyor, içinde lanetler saklı.
Dönmüş yeni kıblesine.
Ama olmuyor, çatlak var imanında.
İstiyor ki,
bir başka diyarda,
bir başka yaratık dua etsin,
kırmızı oyuncaklara, fedaya, doğruya.
 
 
 
*Ahmet Yığılı
 
 
 
Photo by Hunters Race on Unsplash

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s