Bazı mekânlar: Garda*

Şehirler. Bazı şehirler. Kalabalık şehirler. Ve o şehirlerde etrafınızda insanlar ve yığınlar. Ama o hiç gitmeyen yalnızlık! Kelimeler havada kavuştukça eller de ellerle birleşiyor. Tenler tenlere dokunuyor. Yağmur yağıyor. Sarı ve de loş sokak lambalarının altında ve ardında yürüyorum. Az ötede, sokağın ıssız tarafında rüzgarın ıslığı duyuluyor. Üşüyorum. Sokakların bitiminden dönenler var. Gölgelerden başka gölgelere karışanlar var. Kaybolanlar var. Var olanlar var. Uzunca bir yokuş çıkıyor karşıma. Tırmanmak gerek. Hayatın, yaşamanın verdiği his de dikleşiyor. Tırmanmam gerek. Dostlar var yanımda. Yürüyoruz. Hafif bir tedirginlik var üzerimizde. Ama korunmaya çalıştıkları rüzgar ve soğuk değil sanki. Kabanlarının yakaları kaldırılmış, kafalar içerde. Kafalarının içinde bin bir farklı düşünce, fikir.

Kadıköy‘ün havası nemlidir ama hissi biraz daha kurudur, karmaşıktır. Bu arada kalmışlık yoruyor. Soluklanacak bi yer arıyoruz. Sonuç: Garda cafe. Semtine uygun hüviyette; duvarlarında Haydarpaşa çizimleri, havasında  tatlı bir karmaşa var. Yine loş ve serin bir ortamda sarı renkli menülerimiz geliyor. Menüde daha çok ve çeşitli yemekler var. Ama kahveler ve çaylar sipariş ediyoruz. Ve düşünmelerden sıyrıldığımız anlarda koyu bir muhabbetin içinde buluyoruz kendimizi.

Konular hep aynı: Yaşam, mutluluk, memleket ve kadınlar. Dünya kendi gerçekliği ve soyutluğuyla dönmeye devam etsin, bu coğrafyada bir şeyler hep daha hareketli. Bu nedenle ne konuların tazeliği geçiyor ne de harareti önemini kaybediyor. Konuştukça konuşuyoruz.

Laf lafı açtıkça tüm konuların vardığı malum son: Hayatın amacı nedir? Çokça idealist amaç ve hedeflerden bahsediyoruz. Mükemmeliyetçiliğin kısır döngüsünden çıkamıyoruz. Bu yazı gibi karmaşık bir sonuç elde ediyoruz: Biraz da salmak gerek. Her anlamda aciz olan insanın bazı şeyleri akışına bırakması gerek. Daha çok sevmesi, şefkati çoğaltacak her fırsatı kovalaması gerek.

Bence sokakların ve dinlendiğimiz yerin yapısına uygun bir sonuca vardık. Daha sonra birer çay daha sipariş ediyoruz. Zaman demlenmeye devam ediyor.

*Yazan: A. Yığılı

(Garda’yı buradan daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s